Emlak Haberleri

2022 konutta zamlarla başlayacak!

Habertürk Gazetesi köşe yazarı Gökhan Şen, bugünkü köşesinde konut sektörünü kaleme aldı. İşte Gökhan Şen’in ‘Konut piyasası Türk Lirası sayesinde rekor kırdı’ başlıklı yazısı…

TÜİK verilerine göre ülkemizde Kasım ayında 170 binden fazla konut satıldı. Bu, bir kasım ayı için rekor seviyeye işaret ediyor.

Peki kur bu kadar yükselmişken, piyasalar oynakken konut nasıl olur da rekora koşar?

Neden koşar?

Biraz bunu konuşalım.

Her şeyden önce neden kasım denilince aklıma iki şey geliyor. Birkaç aydır Merkez Bankasının faizleri indirmesi ile mortgage / ipotekli konut faizlerinin gerilemesi.

Diğer ise Kasım ayında dolar kurunda yaşanan yüzde 43’lük zıplama.

Başa sarıp, hızlı dünya turu atıp ardından bu rekorun yorumunu yapmaya çalışalım.

Salgın hastalık ile birlikte tüm dünyada ekonomik bir savaş verildi. Etrafa bolca, ucuz para saçıldı. Mali destekler ve parasal genişleme küresel çapta 25 trilyon dolara yanaştı.

Hal böyle olunca kağıt veya kaydi para karşısında her malın fiyatı arttı. Kauçuk, kereste, lastik top, pamuk, araba ve konut buna dahil.

Enflasyonu yüzde 2’yi bulamayan ülkeler yüzde 30’lara varan konut fiyatı artışları gördüler.

Elbette ülkemizde de durum farklı olmadı.

Öncelikle bu…

Yani mala hücum var.

İşin bize has yanı ve konut alımlarının Kasım’da uçmuş olmasının asıl sebebi ise yurt içinde TL’nin fiyatının erimesi.

Fiyat eriyor. Başka bir deyişle vatandaşlar paranın getirisini beğenmiyorlar. Bu sebeple paranın erimeye devam edeceğini düşünüyorlar. Bu da enflasyon beklentileri yükseliyor demek. Hatta öyle bir aciliyet duymuşlar ki koşa koşa konut almaya gitmişler.

Mantık basit.

Param eriyecek, konut pahalılaşacak. Yani param cinsinden konutun değeri artacak.

Kaçırmayayım!

Enflasyon da yüksek olunca borcu ona ezdirme kararı gayet rasyonel.

Çünkü bugün ödediğiniz aylık TL konut taksidi bu gidişle 1-2 seneye pul olacak. Vatandaş bunun hesabında.

Haksız da değiller fiyatlar konusunda. Çünkü konutta kullanılan malzemelerde korkunç artışlar var.

Bir konut yapılırken en düşük maliyet unsuzu olan ‘emek’ de bu yıl başında sert bir zam görecek.

Sonuç?

Gelecek yıl sıfır konutlara ve dolaylı olarak ikinci ele yeni zamlar demek.

Tabii vatandaşın alımlar rasyonel olmasına rasyonel ama ufak bir sorun var.

Bu alımların yapabilen, kredibilitesi olan vatandaşlar.

Olmayanlar içinse artan fiyatlar her geçen gün konut sahibi olmayı imkansız hale getiriyor.

Bakın konut sahipliği oranı nasıl da düşüyor. Demek ki eve ihtiyacı olan değil parasını korumaya çalışan ev sahibi oluyor. Yeniden ve yeniden…

Bu iş sosyal bir mesele haline dönüşüyor. Hatta çoktan dönüştü. Araç fiyatlarının da alıp başını gittiği düşünülürse…

Bir vatandaşın nasıl bir hayali kaldı? Bu soruya mutlaka yanıt vermek gerekir.

Gelir dağılımındaki eşitsizlik hepimizin sorunudur.

Benim fikrimce, konuttaki talep mala hücum mantığından ileri geliyor.

Gayet rasyoneldir.

Fakat koşabilenlerin kendi çıkarları peşinden koştuğu bu ortam toplam genel için sağlıklı değildir.

Bu sebeple de milli paramızın bir an önce istikrara kavuşması mecburidir.

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya