Emlak Haberleri

Artan maliyetler ve ekonomik dalgalanmalar üretimi düşürdü mü?

Resmi olarak açıklanan rakamlara göre, Türkiye’de yıllık ortalama yeni konut talebi 800 bin adede yaklaşırken, son dönemlerde arz sayısı 550 binlerde seyrediyor.

Konuta talebi artıran en önemli sebepler arasında evlenmeler, boşanmalar, öğrencilerin eğitim için başka bir şehre gitmesi, iş arayanların işe girmesi, kiracıların konut alması ve artan nüfus gibi hususlar bulunuyor.

Resmi olarak açıklanan rakamlara göre, Türkiye genelinde yıllık evlilik sayısı ortalama 550 bin şeklindeyken, son yıllarda boşanan çift sayısının ortalaması da 150 bine ulaşıyor.

Her sene üniversite kazanarak başka şehre göç eden öğrenci sayısının 300 bin şeklinde olduğu belirtilirken, yeni mezun olan ya da iş bulan gençlerin sayısı da hızla artıyor.

Ülke genelinde son dönemlerde ev sahipliği oranı azalsa da birikim yaparak ikamet ya da yatırım amaçlı konut alımı talebi de devam ediyor.

Resmi olarak açıklanan verilere göre, son 5 senede ülkemizde el değiştiren konut sayısı 7 milyon 125 bine ulaşırken, ev sahipliği oranında yaşanan gerilemeler de bu alandaki ihtiyacı ortaya çıkarıyor.

Konut üretimi 550 bin adetlerde seyrediyor

Konuyla ilgili önemli açıklamalar yapan sektör temsilcilerine göre, söz konusu talepler sebebiyle yıllık yeni konut ihtiyacı 800 bin adede gelirken, son dönemlerde üretimin azalması sebebiylekonuta erişimde bazı problemler yaşanıyor.

Söz konusu üretimin azalmasının sebepleri arasında “maliyetlerin artması, arsa fiyatlarındaki yükseliş ve arzındaki düşüş, ekonomideki dalgalanmalar” gibi sorunlar yer alıyor.

Resmi olarak açıklanan rakamlara göre, 2019 yılında dip yapan ruhsat izin adedi toparlanmaya başlasa da üretim halen istenilen seviyeye ulaşamadı ve senelik olarak 550 bin adetlerde seyrediyor.

“Son 3 senedeyeni konut ruhsat izni 1,58 milyon adet”

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, Anadolu Ajansı’ndan Uğur Aslanhan’a yaptığı açıklamada, senelik konut ihtiyacının 800 bin adede yaklaştığını dile getirerek, son dönemde üretimde sorunlar yaşandığını dile getirdi.

Yaptığı açıklamada her ne kadar 2019 yılından önce yeni konut ruhsatı için yapılan izin başvuruları yüksek olsa da son 3 senedir bu alanda ciddi gerileme yaşandığını dile getiren Nazmi Durbakayım, “2019’da 319 bin adetle dip yapan konut ruhsat başvurusu, 2020’de 55 bin adet, 2021’de 710 bin adede yükseldi. Son 3 yılda yapı izni alınan daire sayısı 1,58 milyon adet olarak gerçekleşirken, ihtiyaç duyulan üretim adedi 2,4 milyondu. Arz talebin epey gerisinde kaldı.” dedi.

“Destek paketi arzın artması için bir kıvılcım olacak”

Nazmi Durbakayım yaptığı açıklamada yüzde 40’ı tamamlanmış ve yüzde 50’si satılmamış projeler için ayrılmış olan 20 milyar TL’lik desteğin, konut arzının artması noktasında “ilk kıvılcım” olacağını kaydetti.

Konuyla ilgili olarak açıklanan alternatifli destek paketleriyle konut ihtiyacı olanların faiz yükünün azaltıldığını dile getiren Nazmi Durbakayım, paketlerin, maliyetleri nedeniyle değer artışı yaşayan konut fiyatlarına erişimi kolaylaştıracağını belirtti.

Nazmi Durbakayım, “Aynı zamanda başta döviz ve altın olmak üzere makroekonomi üzerinde baskı yaratan stabil yatırımların reel ekonomiye kazandırılmasını da önemli bir hamle olarak görüyoruz.” şeklinde konuştu.

“Merkezi yerlerde arsa arzının artırılması gerekli”

Konuyla ilgili önemli açıklamalar yapan Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı da tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebiyle ürün tedarik zincirinin kırıldığını, emtia fiyatlarında ve inşaat maliyetlerinde artış yaşandığını, bu sebeple de konut arzının azaldığını dile getirdi.

Yaptığı açıklamada talebin yüksek olması ve bu nedenle de konut fiyatlarının artması sonucu üretimin satışın gerisinde kaldığını kaydeden İnanç Kabadayı, sözlerine şu şekilde devam etti: “Üretimin artması için gayrimenkul geliştiricilerinin maliyet yüklerini azaltan teşviklerin artması, konut alıcılarına da harçlarda ve kredi faizlerinde teşvikler verilmesi değerli adım olacaktır. Ayrıca, bizim en büyük sorunumuz uygun fiyatlı arsa bulmak. Merkezi yerlerde arsa stoku yok denecek kadar az. Bu nedenle arsa arzının da artırılması gerekiyor.”

Kabadayı, açıklanan yeni paketlerin konut üretimi için ciddi bir teşvik oluşturacağını ifade ederek, “Salgın döneminde üretimin yavaşlaması sebebiyle arz-talep arasında dengesizlik oluşmuştu. Bu dengesizliği bir an önce stabil hale getirmek için atılan bu tür adımlarla arz, hızlı bir şekilde artacaktır. Ayrıca, yeni başlanacak projelerin de uygun maliyetli kredilerle teşvik edilmesi yeni konut üretimini arttıracaktır.” diye konuştu.

“Artan maliyetler ve ekonomik dalgalanmalar üretimi düşürdü mü?”

Konuyla ilgili önemli açıklamalar yapan Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt ise son senelerde koronavirüs, global ekonomik dalgalanmalar ve artan maliyetler sebebiyle  istenilen seviyede konut üretimi yapılamadığını dile getirdi.

Yaptığı açıklamada bunlara dövizdeki artışın eklenmesiyle inşaat maliyetlerinin ciddi oranda yükseldiğini dile getiren Tamer Özyurt, bu durumun konut üretiminin azalmasına ve piyasanın daralmasına sebep olduğunu söyledi.

Tamer Özyurt, Türkiye’de her sene 800 bine yakın yeni konut üretimine ihtiyaç duyulduğunu fakat üretimin 550 binlerde seyrettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Arz, talebe yetişemeyince konut almanın maliyeti de yükseldi. Böyle olunca enflasyondan korunmak isteyen ama konut alma gücü olmayanların nispeten daha hesaplı olan arsaya yatırım yapmasıyla arsa fiyatları da artışa geçti. Öyle ki; arsa yatırımları her geçen gün kurumsal hale gelmeye başladı. Artık büyük şirketler, doğru lokasyonda buldukları arsaları satışa sunuyor. Piyasada arsa bulunamıyor, imarlı yer kalmadı. Yeni arsa üretilemediği için de fiyatlar yukarı doğru ivmelenmeye devam ediyor. Arsa üretimi yapılmalı, kentsel dönüşümle inşaat alanları açılmalı.”

“Arsa sahipleri oranlardan vazgeçmiyor”

Bahaş Holding Üst Yöneticisi (CEO) Abdüssamet Bahadır da konuyla ilgili yaptığı açıklamada son senelerde artan konut fiyatlarının yatırımcıları arsaya yönlendirdiğini dile getirerek, ilginin hala sürdüğünü, ekonomik dalgalanma sürecinde de konuta göre daha ucuz olan arsalara yatırım yapma isteğinin devam ettiğini kaydetti.

Arsa sahiplerinin kat karşılığı ya da hasılat paylaşımı oranlarından taviz vermediğinden müteahhitlerin büyük bölümünün kendi arsasını almaya başladığını dile getiren Bahadır, “Arsa bulma sorununun çözümü ise özellikle İstanbul ve çevresinde tersine göçü teşvik etmek ve arsa üretimi için düzenlemeler yapmaktan geçiyor. Gerekli tedbirler alınmaması halinde bu sorunun kısa sürede aşılması pek mümkün görünmüyor.” dedi.

“İstanbul’da arsa bulmak neredeyse imkansız”

Boss4 Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş da yaptığı açıklamada artık İstanbul’da arsa bulmanın neredeyse imkansız duruma geldiğini, yatırımcıların uygun fiyatlı arsa için megakentin dışına gitmeye başladığına değindi.

Abdülkadir Akkuş, “Arz talep dengesizliği yüzünden artan konut fiyatları nedeniyle gayrimenkul yatırımcısı da arsaya doğru yönelmeyi tercih ediyor. Ancak artık arsa da kalmadı. Bu konuyla ilgili ciddi şikayetler var. En kısa sürede çözüm üretilmesini umuyoruz. Bu sorunun başka türlü aşılması pek de mümkün görünmüyor.” şeklinde konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya