Emlak Hukuku

Bankadan kredi çeken kişinin vefatı sonrasında kredi borcu ne olur!

Bankadan kredi çekip ev alanlar dikkat. Bu haber sizi çok yakından ilgilendiriyor. Ödeme için 3 yıl şart bulunuyor…

Ev alırken bankadan kredi çekenleri ilgilendiren çok önemli bir konu yeniden gündem oldu. Milyonlarca kişi bankadan kredi çeken kişinin vefatı sonrasında kredi borcunun ne olacağını merak ediyor. Peki Bankadan kredi çeken diyabet hastası kanserden ölürse, kredi borcu hayat sigortası tarafından karşılanır mı? İşte tüm merak edilenler…

EN AZ 3 YILLIK OLMASI ŞARTI VAR

Vatan’da yer alan habere göre; reddi borcu olanların vefat etmesi durumunda borcun hayat sigortası tarafından karşılanması için 3 yıl şartı bulunuyor. Kredi borcu olan kişinin ölüm nedeninin kaza, hastalık, intihar veya adam öldürme olması gerekiyor. İntihar sonucunun hayatını kaybedene, sigorta şirketi özel olarak daha kısa bir süre vermesi durumunda hayat sigortasının en az üç yıllık olması da şartı bulunuyor.

Prof. Dr. Erol Ulusoy, konuyla ilgili kaleme aldığı yazıda şu ifadeleri kullandı: ”Tüketicilerin aldıkları krediler için en yaygın teminat, borçlunun hayat sigortasıdır. Hayat sigortası hem bankanın, hem de kredi borçlusunun mirasçılarının lehinedir. Vefat halinde, kalan kredi borcu faiziyle hayat sigortasından karşılanır. Mirasçılara borç bırakılmamış olur. Ancak, örneğin solunum yetmezliği bulunan bir kişi şeker komasında ölürse, kredi borcunu hayat sigortası öder mi? Ya da, diyabet hastası kanserden ölürse, kredi borcu hayat sigortasından mı karşılanmalıdır? Bu konularda banka, sigorta şirketi ve vefat edenin mirasçıları arasında hukuki sorunlar çıkmaktadır.

HASTALIĞINI GİZLEMİŞ İSE…

Bazen bilerek, bazen sorulmadığı, kağıtları okumadan imzaladığı için ölümcül bir hastalığı bulunup bulunmadığı açıklaması yapılmaz. Sonuçta hayat sigortasını yapan sigorta şirketi, sigortalının verdiği bilgilere ve beyana göre hayat sigortası yapmış olur.

Kredi kullanıldıktan sonra, kredi borçlusunun hayat sigortası yaptırdığı anda bildiği fakat sigorta şirketine bildirmediği bir hastalıktan ölmesi halinde, en çok karşımıza çıkan sorun, hayat sigortasının tazminat ödememesidir; Türk Ticaret Kanunu 1439’uncu maddesine göre sigorta ettiren kasıtlı olarak doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmemişse, ihlal ile vefat nedeni arasında bağlantı bulunması koşuluyla, sigortacının tazminat ödeme borcu ortadan kalkar.

SİNSİ HASTALIKLAR VE KASIT VEYA İHMAL

Bildirilmeyen, gizli tutulan hastalıktan vefat halinde, ölüm ile gizlenen hastalık arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Mesela kanser hastalığı bildirilmemiş ve ölüm sebebi de kanser hastalığıysa  tazminat ödenmez, kredi borcu mirasçılara kalır.

Bir hususu ayırt etmek gerekir; sigortalının sigorta yapılırken hastalığını bildirmemesinin sebebinin, kasıt veya ihmal olması gerekir.

TAZMİNAT ÖDEMEYİ REDDETMEMESİ GEREKİYOR

Hayat sigortası yapılırken mevcut olan ancak kredi borçlusunun bilmediği, henüz teşhis konulmamış ölümcül bir hastalıktan vefat halinde, sigortalının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği için, ölüm halinde sigorta şirketinin tazminat ödemeyi reddetmemesi gerekir. Bir kişi mevcut olsa da, bilmediği hastalığını beyan edemez ki.

En fazla, sigorta şirketine ödenen pirim ile, bildirilmeyen hastalık beyan edilseydi ne tutarda prim ödenecekse, aradaki orana göre ödenecek tazminatta indirim yapılabilir. TTK md 1439 ikinci fıkrasının son cümlesi öyle diyor.”

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya