Emlak Hukuku

Binalarda yapılan usülsüzlükler için hukuki işlemler başlatılabilir mi?

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper bugünkü köşesinde binalarda yapılan usulsüzlükler için dava açılıp açılamayacağını kaleme aldı.,

Posta Gazetesi köşe yazarı Tamer Heper, bugünkü köşesinde binalarda yapılan usulsüzlükler için dava açılıp açılamayacağını ve konuyla ilgili doğru ile yalnışları yazdı. Tamer Heper’e bir okuyucusu, “Binamızda kat malikleri toplantısında üç yönetici seçildi, biri istifa etti ve iki kişi ile yönetim devam etti. Denetçi kat malikleri dışından seçildi, işletme projesi kabul edilmeden para toplandı, daha başkaca usulsüzlükler yapıldı. İtiraz ettiğimde uzlaşmaz biri olarak görüldüm. Bu yapılanlar doğru mu? Yapılabilecek hukuki girişimler ne olmalı?” sorusunu yöneltti. 

İşte Tamer Heper’in yanıtı…

***

Önce son soruya yanıt vereyim, bu yapılanlar için ‘doğrudur’ denilebilir mi? Soru kısmına aldığım usulsüzlükler, okuyucumun anlattıklarının bir kısmı. Oysa diyebilirim ki neredeyse yapılan doğru iş yok. Örneğin kanunumuza göre binalarda ya yönetici vardır veya yönetim kurulu.

Yönetici varsa bu bir kişidir, yönetim kurulu varsa üç kişidir. İki yönetici de olmaz, dört yönetici de. Yönetim kurulu olacak ise üç kişi olacaktır. Hele hele işletme projesi olmadan hiç para toplanmaz. Her zaman hatırlatırım; kat malikleri toplantısında işletme projesi kabul edilmemişse yeni seçilen yönetici hemen işletme projesi yapar, kat maliklerine tebliğ eder.

Yedi gün içinde itiraz olmazsa işletme projesi kesinleşir ve aidat toplanabilir. İtiraz olursa, kat malikleri itiraz konusu gündem maddesi ile toplanıp karar vermelidir. Aksi halde yönetim aidat toplayamaz. Toplarsa kaos olur.

***

Kat malikleri toplantısında alınan bazı kararlar vardır ki dava açılarak iptali talep olunabilir. Bunlar için toplantıya katılanların bir ay içinde dava açması gerekir. Ancak bazı kararlar vardır ki iptal talebi bile gerekmez, zira yok hükmündedir.

Bunlar için yokluğunun tespiti talepli olarak mahkemeye başvurulabilir ve bunun için zamanaşımı süresi bile yoktur. Bu kararlar baştan itibaren yoktur. Örneğin Kat Mülkiyeti Kanunu’nun amir hükümlerine aykırı alınan kararlar böyledir. Dolayısı ile yöneticiler ‘ben yaptım oldu’ diyemez. Ancak şu iptal talepli davalarda bir sıkıntı yaşamaktayız.

Böyle bir dava açıldığında bir yıl dolmadan karar çıkmalı ki sonuç doğursun. Fakat halen üç yıl süren iptal davaları var ki karar verildiğinde artık önemi kalmamış olmakta. Bir de bu hususu halletsek, işler yasal olarak rayına oturur ama bunu bir türlü halledemedik.

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya