Emlak Haberleri

Dünya ve Türkiye’de konut piyasası!

Pandeminin de etkisiyle tüm dünyada konut krizi yaşanıyor. Türkiye’de ise meydana gelen kira artışları günden güne birçok kişiyi zorluyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan sektörün önemli firmalarından Keypoint Türkiye CEO’su Tarık Seçkin artan talep, azalan stok ve yükselen inşaat maliyetleri karşısında konut fiyatlarındaki artışın sürmesini beklediğini belirtti.

Dünya genelinde özellikle Covid-19 pandemisinin tetiklediği ekonomik koşullar ile birlikte, küresel konut piyasasının yeni rekorlara taşındığını söyleyebiliriz. ABD, Kanada, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Danimarka, İsveç gibi pek çok ülkede konut fiyatlarının yüksek seviyelere ulaştığını görmekteyiz.

Pandemi sırasında konut fiyatlarındaki artış eğilimi, krizin belirli özelliklerinden kaynaklanan talep artışıyla bağlantılı çeşitli faktörleri yansıtmaktadır. Pandemi dönemindeki kısıtlamaların, tüketme fırsatlarını ciddi şekilde azaltması, harcanabilir gelirde artışa yol açtı. Harcanabilir gelirdeki bu artış, düşük faiz oranlarıyla birlikte, tasarrufların artmasına yardımcı oldu. Bu tasarrufların konut gibi daha yüksek getirili varlıklara yöneldiğini gördük. Bu talep faktörlerinin yanı sıra, tedarik zincirindeki aksamaların inşaat sürecindeki çeşitli girdilerin maliyetlerini arttırması sebebiyle, konut fiyatlarının daha da artmaya devam ettiğini görüyoruz. Yeni konut inşaatlarının da, artarak devam eden konut talebini karşılayacak kadar hızlı bir şekilde inşa edilmemesini göz önüne aldığımızda önümüzdeki süreçte de küresel piyasada konut fiyatlarının artamaya devam edeceğini görmekteyiz.

Ülkemizde ise pandemik süreçten en fazla etkilenen sektörlerin başında konut sektörünün olduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye’de konut fiyatları ve kiralardaki artış, öncelikle dolar kurunun artmasından ve bunun enflasyon doğurmasından kaynaklanıyor.

Artan döviz kurlarının inşaat maliyetlerini yukarıya taşıması, mevcut pazardaki konut sayısının daralması ve yeni proje alanlarının da azalması konut fiyatlarını önemli ölçüde arttırmaktadır. Bununla beraber Türkiye’nin yoğun göç alması, mültecilerin konut talepleri ve yabancıların vatandaşlık elde etmek adına yaptıkları konut alımları bu artışları oldukça hızlandırmakta. Yabancıların Türkiye’ye olan ilgileri artarak devam ediyor. Doğu Asya, Afrika ve Avrupa ülkelerinden yoğun talepler gelmekte. Mevcut durum içerisinde gayrimenkulünü satmak fikri olan mal sahipleri, sürekli değerlenen piyasada ucuza satmaktan çekiniyor ve dövizin artışını göz önüne alarak sürekli fiyat yükseltiyor.

Birçok bölgede 2, hatta 3 katına kadar değer artışlarının olduğunu söyleyebiliriz.

Yükselen konut fiyatları nedeni ile dar gelirli veya orta gelirlinin bir birikimi yok ise veya aileden herhangi bir gelire sahip değil ise ev sahibi olması her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Şu anda düşük gelirli olan büyük bir kitleye uygun konut inşa edilemiyor. Dar bir kitleye ve yabancıya uygun üretim gerçekleşiyor. Bu durum tabi ki sektör için olumlu bir durum değil. Önümüzdeki dönemde ev sahipliğinde azalma, bununla beraber kiracılıkta ise artış gözlemlenmesi bekleniyor. Bu durumda yeni kuşaklar için konut satın almak oldukça zor bir hal alırken, kiralama yöntemlerinin de çeşitlenerek öncelik kazanacağını söyleyebiliriz.

Konut fiyatlarının bu denli artış göstermesi, arzın azalmış olması, döviz artışlarının oluşturduğu enflasyon ve ekonomik belirsizlik konut kira bedellerini de olumsuz yönde etkilemekte. Talebin kiralık konutlara kayması, kiralık konut fiyatların artmasına neden oluyor. Birçok mal sahibi mevcut kiracıları ile kira kontratlarını sonlandırarak, yeni bedellerle yeni kiracı talebinde bulunuyor. Mevcuttaki kiracıdan ise istenilen artış oranlarının astronomik noktalara geldiğini görmekteyiz. Kiracısından mevcut kirasını 2 katına çıkarmasını isteyen mal sahipleri ile karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Artık birçok kişi için konut kiralarının gelir ile yarışır hale geldiğini söylemek mümkün.

Önümüzdeki süreçte İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Çanakkale gibi şehirlerin daha ön planda olacağını söyleyebiliriz. İstanbul özelinde yakın mesafede yer alan Beykoz, Büyükçekmece, Şile, Silivri, Ağva gibi bölgelerin önümüzdeki süreçte daha fazla değer kazanmasını bekliyoruz. Bunun yanında Ataşehir, Ümraniye, Halkalı, Kurtköy gibi bölgelerde de ciddi değer artışları görülmesi söz konusu olacaktır.

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya