Genel

Fuat Oktay Kanal İstanbul’u değerlendirdi!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, çılgın proje olarak bilinen Kanal İstanbul projesi ile ilgili açıklamalar yaptı…

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, katılım gösterdiği bir canlı yayında gündeme ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.

Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre, çılgın proje olarak bilinen Kanal İstanbul’a gelen bazı eleştiriler ve çılgın projede gelinen son duruma ilişkin soru üzerine Fuat Oktay, muhalefette “istemezük” zihniyetinin yer aldığını belirtti.

Fuat Oktay, “İktidarda hasbelkader olsalar, olamıyorlar, çünkü millet güvenmiyor. Hele hele de bu tür mega projeleri gerçekleştirme şansları da olmadığı için telaffuz dahi etmekten çekiniyorlar. Yapamazlar, beceremezler çünkü, hayatlarında böyle bir projeyi hayata geçirememişler. Dolayısıyla her büyük projeyle alakalı da ‘istemezük de istemezük’ derler, ondan sonra da onu en çok kullanan da kendileri olur.” şeklinde konuştu.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çılgın proje Kanal İstanbul’un bağdaştırılmaya çalışıldığını hatırlatan Fuat Oktay, şunları dile getirdi:

“Montrö’ye baktığımızda, Marmara bizim denizimiz, boğazlar bizim boğazlarımız, doğru mudur? Burada bir tereddüdü var mı hiç kimsenin? Benim boğazlarımda başkaları niye söz hakkına sahip oluyor? Hangi geminin geçip geçmeyeceğiyle alakalı, ne kadar tonajda bilmem neyin geçip geçmeyeceğiyle alakalı. Hani toz kondurmuyoruz ya birileri de haddini aşıp, gidip bildiri yayınlamaya kadar gitme hadsizliğini de gösteriyorlar ya. Bu devlet bilmiyor çünkü ne yapacağını. Kendi boğazlarımızdan neyin geçip geçmeyeceğine niye biz kendimiz karar veremiyoruz da başkalarına sormak zorunda kalıyoruz? Lozan’da daha kötü olan şey 36’da daha iyi şartlara getiriliyor ama hala bizim kontrolümüzde olan bir şey değil bu.”

Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili de önemli bilgiler veren Fuat Oktay, “Kanal İstanbul Montrö ile verilen hakları geri alan bir proje değil, Montrö ile gelen haklara herhangi bir halel getirebilecek bir proje de değil. Yani o su yolu üzerinden Çanakkale’ye girip de Marmara üzerinden geçtiğiniz o su yolundan ve boğazlardan Karadeniz’e çıktığınız her iki yönlü kurallar neyse aynı kurallar geçerli olacak, hiçbir şey etkilenmeyecek.” dedi.

Anlaşma imzalandığı tarihlerde boğazlardan toplam 3 bin geminin geçtiğini, şimdi ise bu sayının 40 bini aştığını dile getiren Fuat Oktay, boğazlardan geçecek olan ideal gemi sayısının maksimum olarak 25 bin olduğunu söyledi.

İstanbul Boğazı’nın bu gemi trafiğini kaldıramayacağını belirten Fuat Oktay, “Biz Türkiye olarak neyi öngörüyoruz? Burada sadece savaş gemilerini konuşmuyoruz, ticari gemiler de bunun içerisinde. Ticari gemilerle ilgili Montrö’ye de baktığınızda üzerinde hiçbir şeyiniz yok, hakkınız da yok aslında. Savaş veya barış döneminde geçebilir her türlü ama zarar veriyorsun. Ne yapacağız o zaman?” diye konuştu.

Fuat Oktay, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Türkiye’yi başka bir lige taşıyacağız. Türkiye bunu yapmak zorunda. Peki nasıl yapacağız? Darboğaz mı burası? Darboğaz. O zaman ticaret yapmayalım mı? Hep savaşı düşünüyoruz ya savaş değil ki barış boyutu var bunun, ticaret yapmayalım mı? Nasıl yapacağız o zaman ticareti? Kanal İstanbul dediğimiz olay buna bir kanal açıyor aslında. Yani yeni bir ticaret fırsatı oluşturuyor. Tüm ülkeler için geçerli, Montrö’nün uygulanmasına herhangi bir halel getirmiyor, isteyen oradan geçebilir ama zaten bu sayı arttığında normal geçemeyeceksin, haftalarda burada bekleyeceğine kendi maliyet çalışmanı yap, buranın bir ücreti varsa o ücreti verdiğinde aslında daha da ucuza gelmiş olacak.”

Çevre yönüyle ve teknik boyutlarıyla çok ciddi çalışılmış bir projeden bahsedildiğini dile getiren Fuat Oktay, çılgın projenin yapım süreciyle ilgili olarak  “Bu yıl başlıyoruz artık. ‘Yeter bu kadar tartışma’ diyoruz, artık bu yıl başlayalım. Bunun gerçekleştiğini göreceğiz. İhale süreci ve zaten Ulaştırma Bakanlığımız da bunu açıklamış durumda, ilk köprünün yapımıyla alakalı da ihalesi de yapılacak, inşaatı da fiilen inşallah başlayacak.” diye konuştu.

Fuat Oktay sözlerini şu şekilde sürdürdü:  “Bu, Türkiye’ye ilave bir fırsat sağlayacak, İstanbulluya da tüm Türkiye’ye de herkese muhteşem bir fırsat sağlayacak. Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına ve aynı zamanda bölge ülkelerinin kalkınmasına, gelişmesine fırsat sağlayacak. Savaşa değil, barışa da fırsat sağlayacak.”

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya