Emlak Haberleri

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Şartları:

Kiraya verilmiş olan bir gayrimenkulün tahliyesi, ancak haklı sebeplerin varlığı halinde mümkün oluyor. Bu nedenler Borçlar Kanunu kapsamında yer alıyor. Peki, ihtiyaç nedeniyle kiracı tahliyesi nasıl olur? İşte konu hakkında tüm merak edilenler…

Gayrimenkul sahibi, kendisi kiralanana ihtiyaç duyarsa, kiracının tahliyesini talep etme hakkına sahip oluyor. Sadece kendi şahsı değil; eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaç duyması halinde de kiracının tahliyesini talep edebiliyor. Bu duruma “gereksinim (ihtiyaç) sebebiyle tahliye davası” deniliyor.

İhtiyaç sebebi ile tahliye davasının açılabilmesi için öncelikli olarak ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekiyor. Devamlılık arz etmeyecek ihtiyaç sebebi ile tahliye davası açılamıyor. Yine henüz olmamış yahut olması uzun süre alacak olan ihtiyaç bakımından tahliye söz konusu olamayacaktır.

Yani bu kapsamda ihtiyaç talebinin davanın açıldığı esnada bulunması yeterli olmuyor. Dava devam ederken de ihtiyaç olgusunun devam ediyor olması gerekiyor. Bu durum kiralanan yerin konut olması halinde geçerli oluyor.

Tahliye davalarına bakmakla görevli olan mahkemeler Sulh Hukuk Mahkemeleri olarak biliniyor. Bu nedenle ihtiyaç sebebi ile tahliye davasının taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemelerinde açılması gerekiyor. Aksi halde davanın yetkisizlik veya görevsizlik sebebi ile reddine karar verilebiliyor.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açılabilmesi ve davanın kabul edilmesi için belli şartların bulunması gerekiyor. Aksi takdirde davanın reddine karar verilebiliyor.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Şartları:

1-) Kiralayanın kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut veya işyeri olarak taşınmaza ihtiyaçları olması,

2-) Bu kişilerin taşınmaz ihtiyacının sürekli, gerçek, samimi ve zorunlu olması,

3-) Davanın 1 aylık hak düşürücü sürüde açılmış olması gerekmektedir.

Dava açmak isteyen kiralayanın sözleşmenin belirli süreli olması halinde sözleşmenin sona erme süresi sonunda, belirsiz süreli kira sözleşmeleri bakımından ise yasal fesih dönemlerine ve fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebiliyor. Davanın bu süreler gözetilerek 1 ay içerisinde açılmış olması gerekiyor. Aksi takdirde yeniden fesih sürelerinin gelmesi beklenmesi gerekiyor.

Davanın hak düşürücü süre olan 1 aylık süre içerisinde açılmaması durumunda dava usulden reddediliyor.

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya