Emlak Haberleri

Konut kiralamalarda kiracı ve mülk sahipleri hakları nelerdir?

Gayrimenkul sahipleri tarafından kira fiyatlarına 12 aylık TÜFE ortalamasından daha fazla zam yapıldığı belirtiliyor. Peki kiracılar bu durumda ne yapabilir? İşte ayrıntılar…
Son zamanlarda megakent İstanbul ve büyük iller ilk sırada yer alacak şekilde Türkiye’de ev kiralarında ciddi oranlarda yükselişler yaşanıyor.
Ev kiralarında yaşanan artışlar, megakent İstanbul’un kimi semtlerinde son 12 ayda üçe katlandı. Bu durumda eski kiracılar, güncel fiyatlara göre fırsat sahibi oluyor gibi görülüyor. Özellikle megakent İstanbul’da kira fiyatları, ortalama bir konut için 4 bin Türk Lirası civarında oluyor. Kentin merkez ilçelerindeyse, yeni inşa edilen binalarda ve markalı projelerde ise ev kiralarının 10 bin Türk Lirası’nı aştığı görülüyor. Bu durum hem gayrimenkul sahiplerinin hem de kiracıların kara kara düşünmesine neden oluyor. Konut sahipleri, güncel kira fiyatlarını baz alarak, kiracılardan o rakamların ödenmesini talep ediyor. Kiracılar ise kanuni hakları olan, 12 aylık ortalama Tüketici Fiyat Endeksi’ne göre kira yükselişlerinin hesalpanmasını talep ediyor.
Peki kiracılar fahiş kiralar karşısında ne yapabilir? Arıtürk-Partners Hukuk Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Arıtürk önemli açıklamalarda bulundu…

Kiracı ve ev sahibi tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulunan Arıtürk-Partners Hukuk Ofisi Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Arıtürk, “Burada güncel kira elde etmek isteyen mülk sahiplerinin önünde iki seçenek duruyor. Bunlardan ilki, 5 yıl bittikten sonra ‘kira tespit davası’ açma hakkı… Bu dava sonucuna göre kira miktarı, rayiç bedele yaklaşabilir. Ancak bu davalar uzun da sürebilir. Ve mahkeme, bölge rayiçlerine göre kiracıya yüzde 10 hakkaniyet indirimi uygulayabilir. 10 yıllıktan fazla ise hakkaniyet indirimi yüzde 20’ye çıkabilir.

Mülk sahibinin bütün bunları dikkate alması gerekir. Kira bedeli gerçekten çok düşük kaldıysa bu yola başvurmak mantıklı olabilir. İkinci seçenek olarak da mülk sahipleri, 10 yıl ve daha uzun süre ile oturan kiracılarını tahliye etme hakkına sahipler. Burada da üç ay önceden ihtar göndermek şartı ile mülk sahipleri, herhangi bir haklı gerekçe göstermeksizin kiracılarından anahtarı isteyebilir” ifadelerini kullandı.

TAHLİYE ŞARTLARI

Türkiye Gazetesi’nden Ömer Faruk Bingöl’ün haberine göre; ev kiralarının artış trendi gösterdiği bu süreçte tahliye taahhüdünün sıkça tercih edilen bir yol olduğunun altını çizen Avukat Zeki Arıtürk, konuyla ilgil olarak şunları kaydetti:

“Burada kiracı, belli bir tarihte evi boşaltmayı yazılı olarak taahhüt ediyor. Şayet bu sözleşmeye uygun şekilde davranılmadıysa, mülk sahibi kira sözleşmesini, bir ay içinde dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Önemli olan husus, tahliye taahhüdünün düzenleme tarihinin, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce veya kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ile aynı olmamasıdır. Aksi durumda Yargıtay, kiracının, taahhüdü vermekte iradesinin sakatlandığını kabul ederek geçersiz saymaktadır. Boş tahliye taahhüdüne imza atılması ise, evrakın geçerliliğine etki etmemektedir. Taahhüdü verecek kişi evli ise, Medeni Kanun hükümleri uyarınca eş rızası da alınması gerekmektedir. Aksi durumda verilen taahhüt geçersiz olmaktadır” dedi. Avukat Zeki Arıtürk; kendi kullanımı için de mülk sahibinin evi tahliye edebileceğini ancak bunun için zorunluluk hâlini de ispatlamak zorunda olduğunu vurguladı. Avukat Arıtürk “Evin yeniden inşası veya imarı sebebiyle kullanımının imkânsız hâle gelmesi ve konutun amacına aykırı kullanımı hâlinde de tahliye şartları oluşabilir.”

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya