Genel

Müteahhit firmalarla inşaat sözleşmesi imzalarken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Müteahhit firmalarla inşaat sözleşmesi imzalarken nelere dikkat etmek gerekiyor? Merakla beklenen soruların yanıtlarını avukat Ebru Erdinç verdi.

Son zamanlarda sık sık gündeme gelen kiralardaki ve konut fiyatlarındaki yükselişler konut almak isteyen vatandaşların gözünü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine çevirmelerine sebep oldu.

Hürriyet gazetesi yazarı Oya Armutçu bugünkü yazısında arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinde dikkat edilmesi gerekenleri kaleme aldı. Peki müteahhit firmalarla inşaat sözleşmesi imzalarken nelere dikkat etmek gerekiyor?

RİSKLİ Mİ?

Söz konusu yazısında okurlarından gelen şikayetlere değinen Armutçu, okularının yarım kalan inşaatlar nedeniyle yakındığını yazdı.  Ankara  Barosu avukatı Ebru Erdinç’in konuyla ilgili soruları yanıtladığını kaydeden Armutçu, yazısında şu ifadeleri kullandı: “Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, ilk bakışta arsa sahibinin arsa üzerindeki payını müteahhite devrettiği, müteahhidin de arsa üzerinde inşa edilecek taşınmaz üzerinde belli sayıda bağımsız bölümü arsa payı sahibine verdiği basit bir sözleşme gibi görülebilir. Fakat işin aslı, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri her zaman arsa payı sahipleri için öngörülmez risklerle dolu sözleşmelerdir.

NOTER TASDİKLİ OLMASI GEREKİR

Borçlar Kanunu hükümlerine göre bu sözleşmeler belli şekli şartlar dahilinde hazırlanmak zorunda olup sözleşmenin noter tasdikli olması da bir geçerlilik koşuludur. Sözleşme hükümlerinin müteahhit tarafından belirlenmesi ve bu hükümlerin yeterince açık olmaması arsa payı sahipleri için öngörülemez sorunları da her zaman beraberinde getirmektedir.

ARSA SAHİBİ NEYE ‘EVET’ DEDİĞİNİ BİLİYOR MU?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesini hukuki destek almadan imzalayan arsa sahipleri, tam olarak hangi risklere evet dediklerinin de farkında değillerdir. Arsa sahipleri hukuki yardım almakta gecikmekte mağduriyetlerini artırmaktadırlar.”

EV ALANLARA KRİTİK UYARILAR

“Uygulamada genel olarak müteahhitten satış vaadi sözleşmesi ile ev alanların yahut ev aldığını sananların umudu, arsa sahiplerine ve müteahhite karşı dava açmaktan geçse de açılan her davanın kazanılması mümkün değildir. Müteahhidin, arsa payı sahibinden alacağı niteliğinde olan bir bağımsız bölümü, müteahhitten satış vaadi sözleşmesi ile aldığını iddia eden üçüncü kişiler, çoğu kez eğer müteahhidin halefi sıfatıyla müteahhit tarafından noksan bırakılan işleri tamamlar yahut tamamlamış gibi görünürlerse, tapu iptal ve tescil davasını kazanarak dava konusu taşınmazın maliki olabileceklerini umut ediyorlar. Oysa gerçekte müteahhit hem arsa payı sahibini taşınmazı vaat ettiği gibi tamamlamayıp inşaatı yarım bırakarak mağdur ediyor hem de çok cüzi bedellerle ev sahibi olmak isteyen vatandaşlara satış vaadi sözleşmesi ile arsa payı sahibinden alacaklı olduğunu iddia ettiği evleri satarak üçüncü kişilerin mağduriyetine sebep oluyor. Böylece her iki tarafı da büyük maddi zararlara uğratan müteahhit firmaların çoğu sırra kadem basıyorlar. Firmadan uğranılan zararların tahsili de eğer firmanın içinde olduğu ekonomik tablo nedeniyle mümkün olmazsa arsa payı sahiplerinin mağduriyetleri de giderilmemiş oluyor. Sonuç olarak da cüzi bir bedelle ev sahibi olacağını sanarak müteahhide bir kısım ödeme yapmış olan üçüncü kişiler ile müteahhit inşaat tamamlamadığı için inşaat sözleşmesini fesheden ve kalan bağımsız bölümleri müteahhide devretme borcu ortadan kalkmış bulunan arsa payı sahipleri kendilerini yıllarca sürecek bir davanın ortasında buluyor.”

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya