Emlak Haberleri

Pandemi sonrasında gayrimenkul sektöründe neler yaşanıyor!

Gayrimenkul ve Emlak sektörünün önde gelen firmalarından Keypoint Gayrimenkul’ün CEO’su Tarık Seçkin ile Covid-19 pandemisi sonrasında hem inşaat hem de gayrimenkul sektöründe neler yaşandığını konuştuk. İşte detaylar;

 

Covid-19 pandemisinin gayrimenkul ve emlak sektörüne ne gibi etkileri oldu?

Corona virüs salgının gayrimenkul sektörünü  yeniden şekillendirdiğini  ve sektörde birçok alanda köklü değişiklikler yarattığını söyleyebiliriz.

COVID-19 herşeyden önce insanların yaşam tarzında değişiklikler yapmasına neden oldu. İnsanlar pandemi süresince vakit geçirdikleri evlerinin, aslında hayatlarında çok önemli bir yere sahip olduğunu fark etti. Bir balkon veya bir ufak bahçe olanakları sunan konutların çok önemli bir hale geldiğini gördük. Keypoint Türkiye olarak müşterilerimizin izole bir hayat sürmek için kat bahçeli, teraslı rezidanslar, müstakil evler ve villalara yöneldiğini görmekteyiz.

Pandemi hayatımıza girdikten sonra sağlıklı bir yaşam ve çalışma ortamı sunabilecek, güvenli, yüksek kaliteli yapılara olan talep arttıkça, proje geliştiricileri de bu ihtiyaçlara karşılık verebilecek projeler geliştirmeye başladılar.

Yine pandemi ile birlikte özellikle sahil kesimlerindeki gayrimenkullere oluşan talebin çok fazla artması, bu bölgelerdeki gayrimenkul fiyatlarının belirgin şekilde yükselmesine neden oldu.

Uzaktan çalışılabildiğini ve bu tarz bir çalışmanın da verimli olabileceğini fark eden iş dünyası, planlamalarında yeni sistem ve stratejilere yer vermeye başladı.

Sektörünün hızlı bir şekilde değişmesine neden olan ve yeni koşullar oluşturan bu sürece, gayrimenkul ve emlak sektörünün hızla adapte olduğunu söyleyebilirim. COVID-19 salgını değişmekte olan bazı eğilimleri hızlandırarak, şirketlerin internet ve dijitalleşme konusunda çok fazla yol almasını sağladı. Gayrimenkul firmaları daha az fiziksel temasla iş yapabilme kabiliyetlerini arttırmaya yönelik çalışmalar geliştirdiler.

Sektörel anlamda birçok değişikliğe yol açan eğilimlerin bundan sonraki süreçte  aynı hızla olmasa da aynı yönde hareket edeceğini düşünüyorum.

Bu yaz gayrimenkul sektörü açısından nasıl geçti?  Yerli ve yabancı ülke vatandaşlarının gayrimenkule olan ilgisi nasıldı?

Pandemi kısıtlamalarının kalkması ile birlikte özellikle karantina sürecini kalabalık şehirlerde ve apartman dairelerinde  geçiren insanlarımızın, az katlı, müstakil, teraslı veya bahçeli yapılara ilgisinin oldukça arttığını gördük. Keypoint şubelerimiz ve danışmanlarımız, bu özellikleri barındıran hem satılık, hem de kiralık gayrimenkullerde talebe yetişmek için son derece yoğun bir dönem geçirdi.

Yaz dönemi boyunca tatil bölgeleri ve sahil beldelerine olan ilgi, buralardaki gayrimenkul piyasasını daha önce hiç olmadığı kadar canlandırdı. En çok tercih edilen bölgeler arasında Ege bölgesi başı çekerken,  İzmir’de Çeşme, Güzelbahçe, Urla, Seferihisar, Foça ve Dikili,  Muğla’da Bodrum, Fethiye, Marmaris, Aydın’da da Kuşadası ve Didim en çok talep aldığımız, işlem yaptığımız yerler oldu. Yine Antalya’da, Alanya, Kemer ve Konyaaltı yoğun talep alarak, işlem yaptığımız yerler oldular.

Yabancı yatırımcılarımızın ise daha önce hiç olmadığı kadar başta Bodrum, Marmaris, Fethiye olmak üzere, özellikle markalı ve lüks konut projelerine ilgi gösterdiğini söyleyebilirim. Bu seneye kadar daha ziyade İstanbul odaklı hareket eden yabancı yatırımcılarımızın taleplerinin, bu yaz yoğun şekilde Ege ve Akdeniz’e kaydığını gözlemledik. Bu bölgelerdeki  yazlık konutların, dört mevsim kullanılabilir hale gelmesi ise, bu bölgelerdeki gayrimenkuller için ilginin devam etmesini sağlıyor.

Yaz döneminden bu yana devam eden ilgi, stokların da azalmasıyla, gayrimenkullerin değerlerini hiç beklenmedik bir hızla yukarı taşıdı ve değer artışları halen devam etmekte. Birçok bölgede 3 katına kadar değer artışlarının olduğunu söylemek mümkün.

Yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından en çok rağbet gören konut türü ve özellikleri neler? Tercih edilen ve öne çıkan bölgeler var mı?

Keypoint olarak temsilcilerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda, yerli müşterilerimizin yatırım amacı güderek aldığı gayrimenkullerde, daha çok ufak m2 li gayrimenkulleri tercih ettiğini söyleyebiliriz. Yerli müşterilerimiz yatırımlarını özellikle 1 oda 1 salondan oluşan gayrimenkullere yapmakta. Yine aynı şekilde yeni konutlarda da yerli müşterilerimizin yatırım tercihlerinin değişmediğini gözlemliyoruz. Yatırım amaçlı alınan bu gayrimenkullerin dağılımına baktığımızda özellikle güvenli, yüksek kaliteli rezidans konseptinde hazırlanan gayrimenkullere talebin daha fazla olduğunu söyleyebilirim.

Müşterilerimiz gayrimenkulü, içerisinde yaşamak niyeti ile alıyorlar ise, özellikle izole bir hayat sürmek için, teraslı veya bahçeli, müstakil evler ve villalar çok daha fazla tercih ediliyor. Bu dönemde yapıların bahçe katlarının da çok daha değerli hale geldiğini kesinlikle söyleyebiliriz.

Yabancı yatırımcılar ise daha ziyade 2 oda 1 salondan oluşan gayrimenkuller başta olmak üzere, daha fazla m2 si olan daha büyük gayrimenkullere yöneliyor. Yabancı yatırımcılarımızın ilk tercihleri, isimli ve marka projeler oluyor.

Kolay kiraya verebilecekleri ve yüksek kira getirisi elde edebilecekleri projeler,  hem yerli hem de yabancı yatırımcılarımızın ilgisini fazlasıyla çekiyor.

Yatırım için İstanbul ilk tercih olmaya devam ederken, son dönemde Sancaktepe, Başakşehir, Çekmeköy ve Esenyurt öne çıkan ilçeler diyebiliriz. Müşterilerimizin bu ilçelere ilgisi çok fazla ve bu durum saydığımız ilçeleri geçtiğimiz yıla kıyasla en fazla değer artışı olan ilçeler olarak öne çıkartıyor.

 

 

 

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya