Emlak Haberleri

Rusya-Ukrayna savaşı gayrimenkul sektörünü nasıl etkiledi?

Mars Investment İcra Kurulu Başkanı Hakan Bucak, gayrimenkul yolu ile vatandaşlık ediniminde uygulanan limitin artırılması ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. İşte Bucak’ın o açıklamaları…

Yabancı yatırımcıların vatandaşlık hakkı kazanabilmesi amacıyla alması gereken gayrimenkul alt limitinin 250 bin dolardan 400 bin dolara yükseltilmesine ilişkin yasal düzenleme bekleniyor.

Konuyla ilgili önemli açıklamalar yapan Mars Investment İcra Kurulu Başkanı Hakan Bucak, şöyle konuştu: “Gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı edinimi için belirlenen minimum yatırım bütçesinin 400 bin dolara yükseltilmesi her ne kadar yerinde bir karar olsa da sektörde doğuracağı sonuçların etraflıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylesine keskin bir geçişin sektörde talep düşüklüğüne yol açması kuvvetle muhtemel.”

Söz konusu yeni düzenlemenin etkilerine de değinen Hakan Bucak şunları dile getirdi: “2017 yılında 1 Milyon Dolar olan yatırım bütçesi, 2018 yılında 250 Bin Dolara düşürüldü. Bunun arkasında yatan sebep ise yatırım yoluyla vatandaşlık imkanı sağlayan önemli Avrupa ülkelerinde bu bütçenin Türkiye’de şart koşulan yatırım bütçesinden çok daha düşük olmasıydı” diye konuştu.

Yaptığı açıklamada ülkemizdeki yaşam ve yatırım fırsatlarının dünya çapında keşfedilmesi için yatırım yoluyla vatandaşlık edinimi için gerekli olan bütçenin 2018 yılında 250 bin dolara indirildiğini ve üç yıl içerisinde yabancı yatırımcıya konut satışının 40 bin satış bandına çıktığını kaydeden Hakan Bucak, “Türkiye’deki yatırım ve yaşam kalitesine dair farkındalık her geçen gün artarken dünyanın 80 farklı ülkesinden insan, Türk pasaportu ve konut sektörüne ilgi duymaya başladı. Bu ilgi ve farkındalık artışının ardında özellikle 250 bin dolar yatırım bütçesi fırsatı vardı” dedi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi döneminde “iyi yaşam” özlemi ve “doğru yatırım” düşüncesiyle Türkiye gayrimenkul sektörüne yabancı yatırımcı ilgisinin arttığını kaydeden Bucak, şöyle konuştu: “2020 yılında doğrudan yabancı yatırımın sadece gayrimenkul sektörüne gelmesi dikkate alındığında ülkeye döviz girdisi sağlayan neredeyse tek sektör gayrimenkul sektörüydü. 2021 yılına gelindiğinde pandeminin etkilerinin azalması, düzelmeye başlayan ekonomik ortam ve sınırların açılmasıyla birlikte Türkiye, yabancı yatırımcı için oldukça ilgi çekici olan konumunu pekiştirdi. Dünya çapında ‘B planı’ arayışında olan ve geleceğe yönelik parlak bir yatırım lokasyonu araştıran yabancı yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında Türkiye yer aldı. Buna bağlı olarak 2021 yılında, yabancıya gayrimenkul satışı 59 bin adet konut satışı ve yaklaşık 7-10 milyar dolar döviz girdisi olarak gerçekleşti.”

Peki Rusya-Ukrayna savaşı gayrimenkul sektörünü nasıl etkiledi?

Artışın sebepleri arasında Rusya -Ukrayna savaşı da yer alıyor

Yaptığı konuşmada son zamanlarda sık sık gündeme gelen gayrimenkul sektörünün  mevcut durumuna ve savaşın konut satışlarına etkisiyle ilgili de açıklamalar yapan Hakan Bucak, şöyle konuştu: “Günümüze bakıldığında ise özellikle ekonomideki enflasyonist baskı ve emtiada fiyatlarının döviz bazında 2-3 katına çıkması sonucu ortaya çıkan maliyetler her sektörde bir fiyat dalgalanması yaşanmasına sebep oldu. Yatırım yoluyla vatandaşlık edinimi için yapılan söz konusu artış da yaklaşık bir senedir gündemdeydi. Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaş sonrası Rusça konuşan yabancı yatırımcının ülkemize artan talebi de bu artışın uygulanmasına zemin hazırladı. Bunun yanında maliyet ve yüksek talep şoku ile artan gayrimenkul fiyatları da yatırım bütçesine yapılan düzenleme üzerinde oldukça etkili sebepler arasında.”

 

Daha kolay bir geçiş olabilir mi?

Son zamanlarda sık sık gündeme gelen yatırım yolu ile vatandaşlık edinimi şartlarında uygulanacak alt limitin 400 bin Dolara çıkarılmasının olası sonuçlarıyla ilgili de konuşan Hakan Bucak, “Yatırım bütçesinin 400 bin dolara yükseltilmesi her ne kadar yerinde bir karar olsa da sektörde doğuracağı sonuçların etraflıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylesine keskin bir geçişin sektörde talep düşüklüğüne yol açması kuvvetle muhtemel. Tahmin ediyorum ki ortalama yüzde 30-35 bandında bir talep düşüklüğü gerçekleşecek. Talep artışının en yoğun olduğu dönemde yapılan söz konusu artış bir şok etkisine sebep olacaktır. Bu keskin geçiş yerine zaman içine yayılan bir sürecin hem yatırımcıyı hem de sektördeki on binlerce şirketi rahatlatacağına inanıyorum. Bu sayede hem satışların düşme riski azaltılabilir hem de sektördeki her paydaş için kolay bir adaptasyon süreci sağlanabilir” dedi.

Yorum yapmak için tıklayın

You must be logged in to post a comment Login

Yorumunuz

Yukarıya